Haber Detayı
29 Temmuz 2020 - Çarşamba 09:25
 
Siyaset bilimci Eşref Akgül: “Mardin sorunları liyakat ile çözülebilir”
Siyaset Bilimci ve Sosyolog Eşref Akgül, Mardin hakkında özel açıklamalarda bulundu. Mardin’in onlarca sorunu olduğuna belirten Akgül, Mardin'in elektrik ve su sorunun en önemli sorun olduğunu söyledi. Yeni kurulan partilerden DEVA Partisi’nin Gelecek Partisi’nden Mardin ve bölgede daha avantajlı olduğuna değinen sosyolog Akgül, liberal bir çizgi benimseyen DEVA Partisi’nin ekonomi ve özgürlükler üzerinde durmasının bölge halkına daha çok hitap edeceği görüşünde.
POLİTİKA Haberi
Siyaset bilimci Eşref Akgül: “Mardin sorunları liyakat ile çözülebilir”

 HAKKI AKGÜL/ MİDYAT

Siyaset Bilimci ve Sosyolog Eşref Akgül, Mardin hakkında  özel açıklamalarda bulundu.  Mardin’in onlarca sorunu olduğuna belirten Akgül, bu sorunları şöyle sıralıyor; “Bunların başlıcaları  işsizlik, su sorunu, elektrik sorunu, eğitim kurumlarının yetersizliği ve eğitimin kalite eksikliği, turizm desteklerinin hakkıyla kullanılmaması ve en kötüsü de devlet dairelerinde adam kayırma ve liyakatsizlik. Bu sorunların çözümünün anahtarı liyakattir. Liyakatla insanlar devlet dairelerine ve yerel yönetimlere yerleştirilirse turizm, eğitim, yol gibi hizmetler için ayrılan ödenekler iyi kullanılır ve bu sorunlar çözülür.”

 

Yeni kurulan partilerden DEVA Partisi’nin Gelecek Partisi’nden Mardin ve bölgede daha avantajlı olduğuna değinen sosyolog Akgül,  liberal bir çizgi benimseyen DEVA Partisi’nin ekonomi ve özgürlükler üzerinde durmasının bölge halkına daha çok hitap edeceği görüşünde.


 

Öncelikle sizi tanıyabilir miyiz, siyaset bilimindeki geçmişiniz ve eğitim durumunuz nedir ?

Mardin Midyat doğumluyum. ilkokul, ortaokul ve liseyi Midyat'ta okudum. 2011 senesinde İstanbul Yıldız Teknik Üniversitesi’nde Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü’nü kazandım. 2016 senesinde Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi’nde Sosyoloji Bölümü üzerine Yüksek Lisansa başladım ve 2018 senesinde mezun oldum.  Daha sonra Midyat'a yerleştim ve çeşitli sektörlerde ticarete atıldım ve halen devam etmekteyim. Şu an mecliste bulunan 3 siyasi partinin çeşitli düzeylerdeki yöneticilerine belirli dönemlerde danışmanlık yaptım. Ulus devlet, milliyetçilik, bellek, Avrupa Birliği, azınlıklar, toplumsal cinsiyet ve göç gibi konularda 2 tezim, yayınlanmamış 5 makalem ve 20 den fazla yazım bulunmaktadır.
 

 

 

Mardin yerel siyaseti hakkında neler düşünüyorsunuz ?

Mardin'in siyasetini Ortadoğu siyasetine benzetiyorum. Bunun nedenine gelecek olursak ideolojik hareketler, çıkar grupları, beşik seçmen yani siyaset adına her şeyi bünyesinde bulunduran bir şehir. Türkiye'nin diğer şehirleri gibi homojen değil. Misal Nusaybin, Kızıltepe, Mazıdağı, Dargeçit seçmeni ideolojiyi ön planda tutup ona göre siyasi adaylarını destekliyor fakat Midyat, Yeşilli, Ömerli, Artuklu seçmeni daha çok çıkarlarına göre hareket ediyor. Misal geçmişe baktığımızda (istisna dönemler hariç) hep iktidara gelen siyasi partiyle hareket ettiklerini görürüz. Bu durumdan dolayı da Mardin’deki siyasi mücadele iktidar  ve ideoloji arasında sıkışmıştır. İktidarı destekleyen grupların çoğunluğu iş çevreleri ve feodal yapılar olarak göze çarpmaktadır. İdeolojik hareket eden kitle ise daha çok alt ekonomik sınıftan oluşmaktadır.

 

 

 

 

Mardin’in sorunları nelerdir, nasıl çözülebilir ?

Mardin'in birçok sorunu bulunmaktadır. Bunların başlıcaları işsizlik, su sorunu, elektrik sorunu, eğitim kurumlarının yetersizliği ve eğitimin kalite eksikliği, turizm desteklerinin hakkıyla kullanılmaması ve en kötüsü de devlet dairelerinde adam kayırma ve liyakatsizliktir. Bu sorunların çözümünün anahtarı liyakattir. Liyakatla insanlar devlet dairelerine ve yerel yönetimlere yerleştirilirse turizm, eğitim, yol gibi hizmetler için ayrılan ödenekler iyi kullanılır ve bu sorunlar çözülür. Elektrik sorununa gelecek olursak devletin direkt müdahalesi gerekmektedir. Çünkü DEDAŞ Mardin’de çiftçileri çok zor duruma düşürüyor ve fahiş fiyat politikasını uyguluyor. Şuan bu kurumu dizginleyecek hiçbir mekanizma bulunmamaktadır. Su sorun GAP projesiyle çözülebilir. GAP projesinin sulama kısmı Kızıltepe’ye ulaşırsa çiftçiler için elektriğe de bu kadar ihtiyaç kalmayacaktır. Bir de elektrik sorununun vatandaş ayağı bulunmaktadır. Öncelikle hakkaniyetli bir fiyat politikası belirlenmelidir. İkincisi kışın elektrik kesintilerinin önüne geçebilmek için elektriğin yeraltına indirilmesi gerekmektedir. Elektrik yeraltına indirilirse  elektrik direklerinden kurtulacak ve Mardin in turizm dokusu korunmuş olacaktır. İşsizlik sorununa gelecek olursak belediye ve devlet kurumları tarafından fabrikalar kurulabilir. Örneğin Mardin'in yerel ürünlerinin işleneceği yerler hem çiftçiye faydalı olacaktır hem de işsizlik azalacak ve göç engellenmiş olacaktır.

 

DEVA Partisi veya Gelecek Partisi iktidara gelirse Mardin’in bu sorunlarını düzeltebilir mi ? Ne yapmaları gerekiyor?

Mardin’in sorunları özel olarak bir partinin sorunu değil ve bir partinin kararıyla da düzeltilecek değildir. Tabi ki iktidara gelecek parti her sorunu çözebilir. Ama asıl sorulması gereken sorun bence bu partiler çözüm önerilerini pratiğe dökebilecekler mi? Çünkü iktidara oynayan her siyasi parti sorunları çözeceğini söyler ama sonucun ne olduğunu herkes görüyor. Partilere şunu yapın demek doğru olmaz. Her birinin programında çözüm önerileri bulunmaktadır. Asıl olarak ismi geçen partilere şu sorulmalı: Parti programınızı uygulayacak mısınız? Çünkü tüm vatandaşların da gördüğü gibi genellikle söylenilenler teoride kalıyor. Tabi ki her vatandaş gibi bizim de temennimiz partilerin bu sorunları çözmesidir.

 

 

 

Bir siyaset bilimci ve sosyolog olarak yeni kurulan DEVA Partisi ve Gelecek Partisi’nin durumunu nasıl gözlemliyorsunuz ?


İki partiyi de yakından takip ettim ve parti programlarını inceledim. Öncelikle bu partilerin kodlarına bakmak lazım. Gelecek Partisini ele alalım: Gelecek Partisi ideolojik olarak Türk-İslam sentezi temelinde hareket ettiği izlenimi vermektedir. Bunun yanında hukuksuzluk kozunu kullanmaktadır. Lakin Gelecek Partisinin değil Mardin de bölgede başarılı olacağını sanmıyorum. Çünkü Sayın Davutoğlu'nun başbakan iken göz yumduğu hukuksuzlukları ve çarpıklıkları şuan dile getirmesi halka inandırıcı gelmemektedir. Çünkü başbakanlık gibi bir konumdayken şu an şikayet ettiği her şeye o dönem göz yummuştur. Halk da bunun bilincindedir. Ve Türk İslam sentezi de Mardin gibi kozmopolitik bir şehirde karşılık bulamayacaktır.

 

DEVA Partisi’ne gelecek olursak; DEVA Partisi liberal bir politika izliyor. Daha çok ekonomi ve özgürlükler üzerinde duruyor. Bu iki politika bölge insanının sürekli eksikliğini htiği durumlara cevap olabilecektir. Yalnız uygulama başarı ve başarısızlığı belirleyecektir. Parti liyakati ön planda tutacağım derken bölgedeki adaylarıyla çoklu baro sistemine geçtiğini göstermiş oldu. Adaylarını daha orta sınıf olan 30-40 yaş aralığındaki beyaz yakalılardan seçmiştir. Bu eğitimli bir profil oluşturan parti için avantajlı görünüyor gibi olsa da dezavantajı da içinde barındırmaktadır. Çünkü bir siyasi partinin ilk amacı iktidara gelmektir. Eğer iktidara gelemezse politikaları kağıt üstünde kalacaktır. Partinin her kesiminden aday göstermemesi dezavantajınadır. Çünkü gösterilen adaylar halk için elitler grubu olarak algılanabilir ve adaylar halkı ikna etmeyebilir. Şahsen fikrimce halkı etkileyebilecek her meslek, yaş, cinsiyet grubundan adaylar belirlemeliydi. Ama yine de DEVA Partisinin ideolojisiz hareket etmesi bölgede Gelecek Partisinden daha fazla yankı uyandırdığı ve ses getirdiği gözlenebilir.
 

 

 

 

 

DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan çıktığı canlı yayınlarda ve sosyal medyada büyük yankı uyandırdı. Bu yoğun ilginin sebebi nedir ?

Sayın Babacan diğer muhalefet partilerinin genel başkanları gibi ulusal medyada yer alma konusunda zorluk yaşamaktadır. Bu yüzden de sosyal medya ve canlı yayınlarla halka ulaşmaya çalışmaktadır. Tabi haliyle Sayın Babacan'ın bakanlık döneminde ekonominin iyi seyretmesi ve iktidarın son dönemlerdeki yanlışlarına ortak olmaması kendisi için artı bir durum olmuştur. İnsanlar Türkiye'nin içinde bulunduğu atmosferden hayli rahatsızlar. Onlar da bir umut arayışındalar. Siyaseten en büyük umudu da Deva Partisi’nde görmekteler. Çünkü DEVA partisi her ne kadar liberal politikaları parti programına almış olsa da sağ da gözükmektedir. Ve Türkiye'de SHP dönemi hariç her zaman sağın içinden çıkan sağ parti iktidara gelmiştir. Bu tarihi bellekte insanların DEVA partisinin AK partiye tek alternatif olabileceği hissini vermektedir. Bu nedenle Sayın Babacan'ın şahsında DEVA partisini ihtiyatlı bir şekilde takip etmektedirler. Seçimlere yakın bir zamanda DEVA partisinin kazanabileceği hissi iyice uyanırsa AK Parti’den geçişler çok olacaktır.






Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu da partisini kurduğu gündem beri iddialı çıkışları var. Bunun toplumdaki karşılığı nedir ?

Sayın Davutoğlu söylem olarak iyi muhalefet yapıyor. Ama eylem olarak  başbakanken  şu an konuştuklarını konuşmadı. Bu durum onun için referans oldu. Yani her ne kadar doğru konuşsa da toplum pek ilgi göstermeyecektir. Eğer başbakanken şu an gösterdiği tepkileri göstermiş olsaydı Gelecek Partisi’ni bugün  farklı konuşuyor olacaktık. Belki de AK Parti’ye tek alternatif parti olarak görecektik.
 

Yeni partilerin. “ekonomiyi düzelteceğiz, işsizliği azaltacağız, toplumda refahı sağlayacağız” gibi vaatlerine halk inandı mı?

Bu vaatlere halkı bir nebze de olsa DEVA Partisi temelinde inandı. Çünkü DEVA Partisi’nin genel başkanının geçmişteki ekonomi bakanlığı dönemi başarılı geçti. Siz buna şans da diyebilirsiz. Nasıl Sayın Davutoğlu'nun başbakanlık dönemi onun için dezavantaj oluşturmuşsa, Sayın Babacan'ın ekonomi bakanlığı dönemi de kendisine avantaj sağlamaktadır şu an için.
 

 

 

 

Artan kutuplaşma, ekonominin kötüleşmesi, diplomasi sorunları, komşu ve AB ile yaşanılan tartışmalar Türkiye’de siyaset nereye kayıyor ?

Bu sorduklarınıza toplu bir şekilde cevap verecek olursam. Türkiye siyasetinin sert bir otoriter iktidara doğru kaydığını söyleyebiliriz. Bunun da sonuçlarını ve etkilerini görüyoruz. Gerek ekonomik olarak gerekse de ülkenin geldiği durum olarak her şey kötüleşiyor. Bu durum muhalefet partileri için de çok zor geçecek. Çünkü baskılar dinmedi bilakis artıyor. Sanırım bu yüzden olacak ki, DEVA  Partisi’nin özellikle Güneydoğu Anadolu bölgesindeki adaylarının büyük kısmı avukatlardan oluşturuldu.

 

 

 

 

Kurulan yeni partilerin “basın ve ifade özgürlüğü ve yargı dokunulmazlığını sağlayacağız”  şeklindeki söylemlerini gerçekleştirmeleri mümkün mü?

Eğer istenilirse her şey mümkün. Önemli olan bunu kalıcı hale getirmek. Ak Parti de ilk dönemlerinde bu tür söylemler kullandı ve bir nebze de hayata geçirdi. Ama şu an görüyoruz ki kaşıkla verdiğini kepçeyle alıyor. Yani yeni partiler isterse en geç bir hafta içinde bu tür düzenlemeleri yapabilir. Ama pratikte çok zorlanacaklardır. Çünkü iktidara kim geldiyse yargıya, basına ve daha birçok kuruma  kendi adamlarını yerleştirişledir. Bu adamcılık durumu yeni gelecek yönetime sorunlar ve engellemeler çıkarabilir.

 




Kurulan DEVA Partisi  ve Gelecek Partisi’nin Millet İttifakı’na katılmaları gündemde yer aldı. Olası 2023’teki seçimlerde  ittifaklar için ne gibi senaryolar yaşanılabilir ?

Bu iki parti millet ittifakına  katılabilirler. Ama ben İyi Parti’nin, dünya savaşlarındaki İtalya'nın rolünü üstlenebileceğini düşünüyorum. Yani İyi Parti HDP'yi bahane göstererek cumhur ittifakına katılabilir. Çünkü biliyorsunuz siyasette 24 saat çok uzun bir süre. MHP'nin AK Parti ile ittifak yapmadan önceki demeçlerine bakılırsa ve şuan ki desteği  göz önüne alınırsa siyasetin nasıl dönüşüm geçirdiğini anlayabiliriz.

 

Bu ittifaklara 31 Mart 2019 yerel seçimlerinde olduğu gibi HDP’nin gelecek de dahil edilmemesi konuşuluyor. HDP’nin genel durumu ve izleyeceği yol hakkındaki yorumunuz nedir ?

Muhtemelen yine HDP'ye dışardan destekle denilecektir. Ama her ne kadar HDP yönetimi bunu kabul ederse de tabanının bu sefer bunu kabul edeceğini sanmıyorum. Ya HDP 3. yol izleyecek ya da tabanı kopacağa benziyor. Çünkü taban şu an yönetimden bir hayli şikayetçi.
 

Kaynak: Editör: Haber Merkezi
Etiketler: Siyaset, bilimci, Eşref, Akgül:, “Mardin, sorunları, liyakat, ile, çözülebilir”,
Yorumlar
Haber Yazılımı