Eşref Akgül


Mesleklerin Toplumsal Yaşamımızdaki İz Düşümü

Toplumsal statü insanları kişiliklerinden uzaklaştırmaktadır. Özellikle modern çağın gerisinde kalan toplum ve topluluklarda bu durum daha görünür bir hal almaktadır. İnsan kişilikleri artık meslekleriyle yer değiştirmekte ve meslek hayatlarındaki görevleri kişilikleri haline gelmektedir.


İletişim e maili: esref_akgul@hotmail.com

Her insan karakterine uygun bir çevre edinmekte ve aynı kafa yapısına sahip insanla ilişki geliştirmektedir.  Bu durum çocukluktan başlamaktadır. İnsan çocukken karakterinin en doğal halini yaşamaktadır. Büyümeye başladığı zaman etkilendiği çevresel ve ailesel ilişki ve davranışlar yavaştan karakterini etkilemeye ve dönüştürmeye başlamaktadır. Modern toplumlarda bu durum yaşlanıncaya kadar sürmektedir. Ama ülkemiz dahil Ortadoğu ülkelerinde kişilik oluşumun evresinde, meslek sahibi olunduğunda bir kopukluk yaşanmaktadır. Bu kopukluk edinilen meslek sanki kişiliğin yeniden inşasına başlanıyor gibi farklı bir şekilde yeniden sürmektedir. Bunun nedeni ise çoğu insan meslek edininceye kadar ki kişiliğinden ve toplumsal statüsünden memnun değildir. Meslek edindikten sonra mesleğinin özgün ağırlığına paralel olarak, olmak istediği kişiliği yeniden inşa etmeye çalışmaktadır. Bu yeniden inşa durumu cinsiyete göre de farklılık göstermektedir.  Ayrıca bu yeni toplumsal kimliğin oluşumu, kadın ve erkek hayatında farklı bir şekilde tezahür etmektedir. Bu durumu birkaç örnek üzerinden ele alacak olursak; özellikle aşk ve evliliğe doğru adım atılırken çok net görülmektedir. Misal kadın bir doktorun alt meslek sınıfından bir erkekle evlendiği zor görülür. Kadınlar daha çok kendilerinden meslek olarak daha üst düzeyde gördükleri bir erkekle ilişki kurmaktadır. Erkeklerde ise alt meslek grubundan bir kadınla evlenmek ve ilişki kurmak daha olası bir durumdur. Ama bu durumda meslek gruplarına göre değişkenlik göstermektedir. Toplum arasında saygın ve yüksek maaşlı bir mesleğe sahip erkek artık ekonomik yeterliliğe ulaştığından eş adayı seçimi yaparken daha çok fiziki güzelliğe dikkat etmektedir. Ama kadınların çoğunda ekonomik durumu daha yüksek bir eş adayı seçilmektedir. Bu durum beraberinde birçok sorunu da getirmektedir. Bu tür evlilikler mantık evliliği olarak adlandırılmaktadır. Ama sonuç itibarıyla bakıldığında pek mantıklı olduğu söylenemez. Mantık evliliği denilen durumun özünde ekonomik kaygıyı barındırdığı gözlenebilir. Bu yüzden mantık evliliği kavramı da sorun teşkil etmektedir. Misal benim için en iyi mantık evliliği sevgi, sahiplenme, saygı ve mutluluğu beraberinde getirebilecek bir insanla evlenmektir.  Ekonomik durumu iyi olsun veya olmasın bu çok önemli bir durum değildir. Bu yüzden mantık evlilikleri denilen ekonomik evlilikler beraberinde aldatma /aldatılmayı, boşanmaları, huzursuzluğu, aile bağlarının zayıflanması vb. birçok problemi de beraberinde getirmektedir. Çünkü insan insanla evlenmeyi değil mesleği veya ekonomik gücüyle evlenmeyi seçmiş olur. Evlilik ve ilişki, bir kurumdaki bir sohbet veya iş yürütme değildir ki mesleklerle evlenilsin. Ama günümüz koşullarında evlilikler çoğunlukla bu tür yaklaşımlarla gerçekleşmektedir. Tabi  bu durum ekonomik olarak doygunluğu yaşayamamış ve dünya bakışı daha çok ideolojilerin gölgesinde kalmış toplumlarda yaşanmaktadır.

Ama Avrupa da farklılık göstermektedir. Misal bir profesörün bir güvenlikçiyle veya barmenle evlendiğini görebilirsiniz veya bir doktorun bir inşaat işçisiyle. Çünkü orada insanlar mesleklerle veya ekonomik güçle değil birlikte mutlu olabileceği ve güzel zaman geçirebileceği insanlarla evlenirler.  Bu duruma benzer bir durumla ülkemizde de karşılaştım. Üniversite okurken profesör olan bir hocam bir güvenlikçiyle evlenmek üzereydi. Nedenini ise şöyle açıklamıştı: '' Ben onun mesleğiyle evlenmiyorum, kendisiyle evleniyorum.''. Düşünsenize işten gelmiş yorgunsunuz ve o işin stresi hala üzerinizde eve geliyorsunuz ve sevmediğiniz sadece mesleği ve ekonomik durumu iyi olan biriyle evlenmişsiniz, siz düşünün ne hissederdiniz? Bu yüzden insanlar kendilerini mesleklerinin gölgesinden çıkarmalıdır. Sadece aynı meslekte olan insanlarla zaman geçirmeyi bırakmalı, farklı meslek gruplarından insanları da tanımayı ve çeşitliliğin verdiği zenginliği tatmalıdır.